- Monday Apr 20,2009 09:19 PM
- By Ramazan AYYILDIZ
- In Yazılım Geliştirme
Cloud Computing yabancı olanlar için ne olduğu hakkında bilgi vermekle başlayayım. Cloud computing ( kümesel işlemler diye Türkçe’de kullanılıyor) hesap duyulan birçok işlemin uzaktaki bir veya birden fazla bilgisayar üzerinde yapılabilmesine olanak sunan bir mimari. Bu konuda başta google ile duymaya başladığımız bu mimari, amazon ws ile cok daha gün yüzüen cıktı. Özellikle Amazon Web Servisleri bu konuda cok yol katetti. Gectiğimiz günlerde, twitter‘ın Amazon WS gecmesi ve hemen arkasından google app engine‘in java desteği sunması, cloud computing kavramını bir anda öne cıkardı.
Özellikle google app engine java desteği, cok önemli bir gelişme oldu. Daha öncesinde sadece python desteği sunan google engine, daha geniş kitleye hitap eden java desteği ile ciddi bir talep almış görünüyor. Read the rest of this entry »
- Wednesday Feb 11,2009 06:21 PM
- By Ramazan AYYILDIZ
- In Yazılım Geliştirme
Migrate4j , java ortamı için geliştirilmiş bir “migration” aracıdır. “Migration” bu konuda yakın olan kişilerin cok da kullandığı bir kelime olduğu için aynen bu kelimeyi kullanmak daha doğru geldi bana. Bu araç aslında veritabanını biryerden başka yere taşırken yada yeni özellikler eklerken kullanılan bir araçtır. Çoğunlukla birden fazla kişinin aynı anda üzerinde çalıştığı veritabanlarında buna benzer sorunlar yaşanabilir. Geliştiricelerden birisi yeni tablo eklerken, diğeri ise başka tablolarda sütun ekelem yada cıkarma işlemi yapmış olabilir. İşte bu gibi nedenlerden dolayı veritabanlarının senkronize olması istenir, eksik tabloların ve yeni sütunarın otomatik olarak kurulması, eğer tablo yoksa yeni tablo oluşturulması, varsa üzerinde oynanan sütunların değiştirilmesi istenir. İşte bu tarz sorunları çözmek için çeşitli “migration” araçları vardır. Bunlardan birisi Migrate4j uygulaması.
Read the rest of this entry »
- Wednesday Feb 11,2009 06:20 PM
- By Ramazan AYYILDIZ
- In Diğer
Debian türevli bir sistemde sisteme java nasıl kurabiliriz?
Grafiksel arayüze sahip bir sistemde java kurmak artık cok kolay oldu. Java sitesine girerek edineceğiniz java dosyasını önergeleri takip ederek kurabilirsiniz. Yada Syneptic Paket Yöneticisi yardımıyla cok kolay kurulum gerçekleşgtirebilirsiniz.
Terminal den Kurulumu gerçekleştirme
Grafiksel arayüz ortamı olmayan bir sistemde yada grafik ortamına gerek olmadan kurulum yapmak istiyorsanız aşağıdaki adımlari takip ederek kurulumu gerçekleştirebiliriz.
Öncelikle source.list içinde gerekli repo olup olmadığına emin olalım. Bunun için terminal ekranından aşağıdaki komutu kullanarak ilgili repoları ekleyelim.
sudo nano /etc/apt/sources.list
Daha sonra eğer yoksa aşağıdaki repo ları ekleyelim.
deb http://us.archive.ubuntu.com/ubuntu feisty main restricted
deb http://us.archive.ubuntu.com/ubuntu feisty universe multiverse
Daha sonra Ctrl +X ile nano editörünü kapatalım. Tabiki kayıt edip etmeyeceğimizi soracaktır. ‘Y’ yaparak bu dosyayı yazalım. Bu aşamadan sonra paketleri güncellememiz gerekiyor. Bunun için yapmamız gereken şu:
sudo apt-get update
Bu işlem repoları bakarak paketleri güncelleyecektir. Daha sonra sun java 6 sürümünü indirip kurulumunu yapalım. Bunun yapmanız gereken aşağıdaki komutu çalıştırmak.
sudo apt-get install sun-java6-jdk sun-java6-jre sun-java6-jdk sun-java6-plugin
Bu sayede gerekli süürmler indirilerek kurulum yapılacaktır. Bu kurulum sırasında size encoding ile ilgili ayar cıkacaktır. Dileğiniz doğrultusunda kuurlacak encoding paketlerini seçebilirsiniz.
Bu işlemler sonunda
java -version
yaparak kurulumu test edebilirsiniz. Eğer Sun Java Version 6 ya dait bir mesaj gelmezse yapmanız gereken
update-java-alternatives -l
Bu komutsistemde birden fazla java vm varsa listeleyecektir. Bunlardan birisini aktif edebilmek için aşağıdaki komutu çalıştırmanız yeterli.
sudo update-java-alternatives -s java-1.6.0-sun
Eğer herhangi bir hata gelmediyse java -version diyerek kurulumu test edebilirsiniz. Bu sayede sun java sistemimize kurmuş olduk.
Kolay gelsin
- Wednesday Feb 11,2009 06:17 PM
- By Ramazan AYYILDIZ
- In Diğer
İlk akla gelen web siteleri, sadece veri göstermeyi hedeflerken, şimdilerde ise bunun yerini etkileşimli siteler tabiri aldı. Artık veri göstermek bir site için sadece küçük bir özellik. Özellikle aynı işi yapan birçok sitenin yer alması, web siteleri arasında rekabetin doğmasına neden oldu. Bu rekabet sonucunda, birkaç sene önce duymaya başladığımız web 2.0 terimi her yerde kullanılır olmaya başladı. Web 2.0 uygulamalarının sayısı her gecen gün aratark devam ediyor.
Web uygulamaları arasında durum böyleyken, web tarayacıları arasında da durum farklı değil. Mosaic tarayıcısından bu yana, gün gectikçe taraycısı sayısı sürekli artıyor. Özellikle Microsoft ‘un ürettiği Internet Explorer 4.0 versiyonundan sonra bu rekabet daha da kızıştı. Özellikle Microsoft un bu sektörde yer alması, Netscape ‘i popülerliğini hergecen gün yitirmesi, 2002 yılına geldiğimizde %90 a yakın kesimin , Internet Explrere kullanıyor olmasına neden oldu.
2005 yılına geldiğimizde, birçok güzel özellikleri içierisinde barındıran Firefox tarayıcısı duyuruldu. Firefox o günden sonra sürekli kullanım sayısında artış yaşandı. Özellikle sekmeli yapısı ve eklenti desteği sürekli olarak firefox’un popülerliğini yükselten etken oldu.
Bildiğiniz gibi, açık kaynak sistemlere desteğiyle tanınan google, firefox için ciddi bir destek te bulunuyor. Firefox’un başlangıç sayfasının www.google.com yapılması kaydıyla bu desteği gectiğimiz günlere kadar sürdürdü. Şu anda firefox neredeyse tüm IE kullanıcılarından daha fazla kişi tarafından kullanılıyor.
Bu rekabetler devam ederken, IE 8 beta duyuldu ancak , bu duyurdan kısa bir süre sonra Firefox 3 kararlı sürümü duyurldu. Hemde duyurlduğu gün ( 17 haziran 2008) 8 milyon dan fazla indirilerek Guinness rekorlar kitabına girmeye hak kazandı. İşte tam da firefox son sürat yoluna gidiyor denildği bu sıralarda, 2 Eylülde Google yeni bir tarayıcı cıkardı: Google Chrome.
- Wednesday Feb 11,2009 06:13 PM
- By Ramazan AYYILDIZ
- In Diğer
Başlarda firmaları hitap eden web siteleri, zamanla internetin yaygınlaşmasıyla, kişisel sitelerin coğalmasına sağladı. Özellikle hazır portal sistemlerin coğalması, kişisel bir site için gerekli olan tüm sistemleri sağlayan servislerin coğalması, kişisel sitelerin artmasını sağladı. Özellikle web bireyi olarak herkesin, mutlaka bir konuda bile olsa söyleyecekleri vardı. Forum sayılarının artması, web bireylerinin kendi düşüncelerinin biryerde olmasını istemesi gibi nedenler weblog dediğimiz servislerin doğmasına neden oldu. Burada web bireyi dememin nedeni, insanaların kendi adlarını kullanmak yerine bir rumuzu öne cıkarmalarıdır.Weblogları adında kısaltmaya gidilerek, blog adını verildiler. Şu anda bile hala bazı firmalar weblog terimini tercih ediyor. Blog dediğimiz aslında belirli bir hearirşi düzeninde oluşturulmuş yazı, resim, video gibi meteryallerin toplandığı ve bunların web ortamında yayınlanabildiği sistemlerdir. Bloglar genelde tek bir kişi tarafından yazılıp yayınlanır. Sadece yazı değil, diğer görsel öğeleri de içerir. Bazı yerlerde diğer görsel meteryaller için başka isimlendirme yapılabiliyor(video blog : vlog,photblog… gibi) ama genel anlamda blog terimi kulalınlmaktadır.
Read the rest of this entry »
- Wednesday Feb 11,2009 06:06 PM
- By Ramazan AYYILDIZ
- In Yazılım Geliştirme
J2EE 5 bir çok yeni özellikle gelmiş olmasına rağmen, özellikle hızlı uygulama gelişitirebilmek istenen uygulamalarda java nın fazla geldiği, basit uygulama geliştirmek için javanın tercih edinirliği azaldığını görmekteyiz. Bu kapsamda j2ee 6 da rapid geliştirme ortamlarının entegre olacağı ve bu sayede de daha küçük ölçekli yazılımlar için bu uygulamaların tercih edilebileceği planlanıyor. Bütün bunlar devam ederken, bazı yazılımlar yeniden yorumlanmaya başladı. Bunlardan birisi ise Quercus.
Quercus aslında PHP 5 tamamen java ile GPL lisansıyla yeniden yazılmış halidir. PHP 5 içerdiği tüm özellikleri barındırır. Ayrıca PHP nin kullandığı temel modüller olan Mysql, json, pdf gibi modüller de yazılmıştır. PHP den farklı olarak ise java servisleri ile çok iyi entegre edilmiştir.
Sadece bu modüller değil, PHP de kullanılan önemli birçok modül Quercus içine dahil edilmiş. Hatta tanınmış bazı önemli php uygulamaları quercus üzerinde başarılı bir şekilde çalıştığı rapor ediliyor. Bu uygulamalrdan bazıları wordpress, joomla, drupal,phpBB … gibi devam ediyor.
Quercus için yapılması gereken ilk şey sitesinden elde edebileceğiniz .war dosyası. Bu dosyayı herhangi bir java application server üzerinde çalışıtırılabiliyor. Bu dosya ile beraber gerekli php kütüphaneleri de geliyor.
Var olan uygulamaları üzerinde çalıştırmak cok kolay. Coğunlukla yapmanız gereken config dosyasına müdaheel etmek ve cok kısa sürede uygualamanızı quercus ile çalışır hale getirebiliyorsunuz.
Detaylı bilgi için caucho sitesinden bilgi alabilirsiniz.
- Wednesday Feb 11,2009 06:02 PM
- By Ramazan AYYILDIZ
- In Mobil Teknolojiler, Yazılım Geliştirme
Ajax ile web bir adım atlayarak Web 2.0 oldu. Aslında teknik anlamda yeni olmayan teknolojiler, kullanım alışkanlığının değişmesiye bu adı aldı. Evet web 2.0 alışılagelmiş sunucu-istemci mimarisinin kullanıcıya bakan yönünde büyük değişmeler içeren bir teknoloji.
Uzun bir süredir web 2.0 adapte olabilecek yazılım geliştirme ortamları piyasa sunulmaktadır. Hatta öyle olmuştur ki, ajax desteği vermeyen ortamın kullanımı azalmaktadır. Ancak piyasaya cıkarıldığı ilk günden beri oldukça geniş kulalnım ağına sahip olan Flash, interaktif özellikleri sayesinde vazgecilmez olmuştur. Ancak Zengin İnternet Uygulamaları (Rich Internet Application – RIA ) geliştikçe rekabet kızışmaktadır.
Bunun farkında olan Microsoft WPF ‘I duyurdu. Bunun üzerine Adobe Apollo ile cevap verdi. Microsoft bu ürünü daha sonra adını değiştirerek SilverLight yaptı. Benzer zamanlarda acık kod dünyasının yükselen değeri Mono ekibi, moonlight ile acık kod dünyasınında bu konuda duyarsız kalmayacağını göztermiş oldu. Bu gelişmeler olurken, bütün herkes Sun’ın buna nasıl bir çözüm sunacağını beklemekteydi. Özellikle Ocak 2007 de mobil dünyasının seçkin kuruluşlarından önemli geliştiricilerini topladığı haberi duyuruldu. Bu Sun’ın bazı planlar yaptığını gösteriyordu. Beklenen soruların cevapları Mayıs 2007 de Sun Fransisco’da düzenlenen SunOne seminerinde geldi. Sun burada mobil ortamdan masaüstü ortamına kadar çözüm sunan bir ürünü duyurdu: javaFX.
Bu bahsedilen tüm uygulamaların asıl amacı, HTML, JavaScript, Ajax, Flash gibi değişik ortamları tek catı altında birleştirmek. JavaFX farklı olarak bunlara ek olarak java paketlerini destekleyor. Yani herhangi bir java kütüphanesi javafx ile kullanılabilecek. Üstlik JavaFX çalışabilmesi için sistemde küçük bir java runtime versiyonu kurulu olması yeterli. JavaFX, JavaFX script ve javaMobil diye alt ürünlerden oluşuyor. Yani Sun, JavaFX ile daha once “bir kere yaz heryerde çalışsın” sözünü tutarak, aynı kodun hem masaüstünde hemde cep telefonlarda çalışmasını sağlayacağını bildirmekte. Hatta Sun biraz daha ileri giderek, JavaFX’i digital TV ve analog TV ortamlarında da çalıştırmayı hedeflemektedir.
Read the rest of this entry »
- Wednesday Feb 11,2009 05:56 PM
- By Ramazan AYYILDIZ
- In Mobil Teknolojiler
Yeni icatlar hep “Nasıl?” sorusunun cevabıymış. Son yıllarda yaşanan teknolojik dev adımları görünce buna hak vermemek mümkün değil.
Bilgisayar ilk icat edildiğinde bir odaya bile sığmıyordu. Zamanla mikro bilgisayarların yerini almasıyla “teknolojiyi dahada nasıl küçültebiliriz?” sorusu akıllara gelmeye başladı. Sadece konuşma özelliği bulunan telefonlar acaba nasıl yanımızda taşıyabiliriz sorusu cep telefonlarının icat edilmesiyle sonuçlandı. Bunu takip eden dönemde ise acaba cep telefonlarıyla bilgisayarı nasıl birleştirebiliriz sorusu oldu. Bu sorunun cevabını birkaç yıl önce cevap vermişler, pocket bilgisayar üretildi. Ancak şimdi akıllara gelen soru, cep telefonuna nasıl daha fazla özellik ekleyebiliriz.
İşletim sistemi, bir bilgisayarın ilk çalışmasını sağlayan programdır. Bilgisayar ilk icat edildikten kısa bir süre sonra işletim sisteminin asıl ve tek görevi açılış ve kapanışları cok uzun süren ve oldukça karmaşık işleri yapmasına yönelik gelişitirilmiş programlardır. Ancak zamanla mikro bilgisayarların günlük hayata girmesiyle, işletim sistemleri daha yetenekli olmaya başladılar. Aynı durum cep telefonu içinde gecerli. Cep telefonu için bahsedeceğimiz işletim sistemleri başlarda basit işlevleri yerine getiriyordu, hatta cep telefonu için işletim sistemi tabiri bile tercih edilmiyordu. Ancak gelişen teknolojinin dahada küçülmesi, daha küçük bilgisayar üretmek yerine, herkesde bulunan cep telefonuna bilgisayar özelliği ekleyelim fikri sonucunda, cep telefonları için de işletim sistemi tabiri kullanılmaya başlandı.
Teknolojideki bu gelişmeleri yakından takip eden Google, 2005 yılında Android Inc. Satın alarak bu sektörde de var olduğunu duyurmuş oldu. Gecen sayılarımızda iPhone telefonları yine burada anlatmıştık. Bu gelişmelerden cokda uzak olmayan google, gPhone ile cep telefonları için geliştirilmiş Android işletim sistemiyle karşımızda.
Read the rest of this entry »
- Wednesday Feb 11,2009 05:40 PM
- By Ramazan AYYILDIZ
- In Diğer
Apple firmasında 1979 yılında yeşermeye başlayan masasütü fikri, ilk meyvesini Lisa ve Macintosh bilgisayarlarla uyumlu versiyonunu 1984 yılında duyurarak verdi. 1985 yılında ise Microsoft 1985 yılında IBM PC ile uyumlu windows 1.0 duyurdu. Microsoft 1990 da windows 2.0, 1993 te ise Microsoft’u asıl duyuran windows 3.1 ile gerçekleştirdi. Microsoft şimdiki anlamda anladığımız masaüstü ortamını 1995 yılında kavuştu. Linux tarafında 1996 da KDE,1997de ise Gnome duyuruldu. Aslında Xwindow 1981 de unix için geliştirilmeye başlanmıştı.
Özellikle son yıllarda son kullanıcıya daha iyi bir masaüstü ortamı sunma yarışı ve bilgisayarın hayatımızın bir parçası haline gelmesi daha gösterişli masaüstü ortamların yapılmasına neden oldu. Bu amaçla ilk olarak kişisel bir düşünce olarak 2003′ün ilk çeyreğinde cıkan,Project loking glass, ilk kullanılabilir versiyonun 2003 ağustosta cıkarmasıyla dikkatleri üzerine topladı. Şu an itibarıyle henüz tam anlamıyla kararlı bir 3D ortamı olamasa da, project looking glass, kulanılabilir halde ve hatta bazı linux live cd’lerle birlikte gelmektedir.
Project looking glass java ile yazılmış ve 3D ortamı ise openGL yapılmaktadır. Project Looking glass Linux,Solaris x86 ve Windows platformları için sürümleri bulunmaktadır.
Microsoft ise Windows Vista ile Flip3D denilen bir teknoloji ile geliyor. Bunun yanında bazı 3.parti yazılımlar ile windows üzerine kurulan bazı programlar windowsa 3D görünütüsü vermektedir.
Aslında şu anda elde eilen 3D ortamları bir yanılsamadır. Gerçekte 2 boyut olan ekran üzerine derinlik katılarak 3 boyut hissi verilmeye çalışılır. Nvidia ortama yansıtılan bir ışıkla gerçek anlamda 3 boyut ekran görüntüsü elde edileceğini duyurdu hemde bu tarih çok uzak değil:2009. Zaman geçtikçe bu yarışın dahada hız kazanacağına benziyor. Bakalım zaman ne gösterecek.

Comments Off
- Wednesday Feb 11,2009 05:31 PM
- By Ramazan AYYILDIZ
- In Mobil Teknolojiler
Apple firmasının CEO’su Steve Jobs tarafından, 9 Ocak 2007 tarihinde Macworld Conference & Expo’da Apple’ın yeni ürünü iPhone tanıtıldı. Daha önce çıkarmış olduğu iPod ile müzik oynatıcıları sektörünün önemli bir kısmını ele geçiren Apple, şimdi de cep telefonu sektöründe pastadan önemli bir pay istemekte. Birçok yeni özelliğe sahip iPhone piyasaya çıkış tarihi olarak Haziran 2007 olarak anons edildi. Bu ürüne biçilen fiyat ise 4GB kapasiteli ürünü için $499 ve 8GB ürünü için ise $599.Tanıtımda Steve Jobs, iPhone ilgili yaptığı açıklamada şöyle dedi: “iPhone diğer tüm cep telefonlarının beş yıl ötesinde olan devrimsel ve sihirli bir ürün. Hepimiz en gelişmiş işaret etme aygıtları olan parmaklarımız ile doğuyoruz ve iPhone bunları fareden beri en devrimsel kullanıcı ara yüzünü oluşturmak için kullanıyor.”

Genel Özellikleri
iPhone cep telefonu sektörüne tamamen yeni özelliklerle geliyor. Şimdiye kadar görülmemiş yazılım gücü ve sofistike görünümü ile yeni bir dönemin kapılarını açacağına benziyor. Özellikle çoklu dokunmatik giriş yapılabilen geniş ekranı sayesinde kullanıcıların aygıtı parmaklarıyla kontrol etmesine olanak sağlayacak.
iPhone ile kullanıcıların numara veya isimleri parmaklarıyla ederek arama yapmasına olanak sağlıyor. Tüm kişi kayıtları internet servis sağlayıcılarla senkronize edebiliyor. Bu sayede her zaman kişilerin tam kayıtlarını telefonunuzda bulundurma şansına sahip olacağız. En sık yapılan aramaları favorileri listesi oluşturmaya olanak sunuyor. Ayrıca çağrıları parmak hareketleri ile birleştirerek konferans özelliği sunuyor.iPhone, SMS uygulamasında da yenilikler getiriyor. Klavye ye ihtiyaç duyulması durumunda sanal bir klavye olanağı sunuyor. SMS yazarken hatalı girişleri tahmin eden ve de düzelten özeliği sayesinde daha hızlı SMS yazılmasına olanak sunacak.
iPhone sahip olduğu takvim programı sayesinde bilgisayarlarla senkronize bir takvim sahip olmaya olanak sunacak.
iPhone 2 mega piksel kamera ile gelecek. Şimdiye kadar hiçbir telefonda bulunmayan bir fotoğraf yönetim uygulaması sayesinde fotoğraflar arasında gezinebilir, bir parmak hareketleriyle istenilen fotoğrafı arka plan olarak belirleyebilmeye olanak sunacak. Ayrıca bu uygula fotoğrafların bilgisayarlarla senkronize olmasına olanak sunacak. Bu sayede fotoğraflarınızı bilgisayar ortamına aktarma çok daha kolay olacağına benziyor.
İlk kez iPhone ile göreceğimiz sesli posta özelliği dikkatleri çeken bir diğer özelliği. Sesli mesajların listesinde istenilen mesajı dinleme ve bir e-posta gibi çok kolay bir şekilde sesli posta oluşturmaya olanak sunacak.
iPhone EDGE ve Wi-Fi kablosuz bağlantı teknolojisi ile geliyor. Şu anda Apple ABD’de en popüler servis sağlayıcısı Cingular ile anlaştı bile.
Read the rest of this entry »